| ANAHTAR KONULAR: Enerji Güvenliği, G8 Zirvesi, Dünya Bankası Projeleri, Rusya, Güneydoğu Avrupa Enerji Topluluğu, Türkiye, Gaz, Yenilenebilir Enerji, Hidroelektrik Santrali, Sangtuda, Tacikistan |
Washington DC, 12 Temmuz 2006 – Petrol fiyatlarının arttığı, doğal gaz tedarikine ilişkin belirsizliklerin hüküm sürdüğü günümüzde, enerji güvenliği, St. Petersburg, Rusya’da bu ay gerçekleştirilen G-8 zirvesinde başrol oynamıştır. Geçen yıl Gleneagles’te gerçekleştirilen zirve, temiz enerji ve iklim değişiklikleri üzerinde durmaktaydı.
Üst düzeydeki tebliğlerin yanı sıra, Dünya Bankası, tutarlı enerji stratejileri geliştirmek üzere Doğu Avrupa, Türkiye ve eski Sovyetler Birliğinin yanı sıra, dünyanın diğer kısımlarında da sürekli olarak çalışmalar gerçekleştirmektedir. Uzun yıllardır, kişilere temiz, güvenilir ve randımanlı enerji sağlanması, Dünya Bankası’nın önceliklerinden biri olmuştur. Dünya Bankası’nın Avrupa ve Orta Asya portföyünün yaklaşık %20’si, enerji sektörüne ilişkin yatırımları kapsamaktadır. Avrupa ve Orta Asya’da önemli yatırımlar ve değişiklikler beklenmektedir. Bölgedeki birçok ekonomi, Sovyetler Birliği’nden alınan ucuz enerji üzerine kuruludur. Enerji girdilerinin herhangi bir gerçek piyasa değeri yoktur ve tüketim, ne ekonomiyi, ne de çevreyi dikkate almaktadır. Günümüzde, enerji fiyatları arttıkça ve Rusya komşularına sağladığı doğal gaz için piyasa fiyatlarını talep ettikçe, enerji randımanı ve çok yönlülüğe ilişkin hususlar gitgide daha büyük önem kazanmaktadır. 1990’larda komünizmin çöküşü sonrası ekonomilerin daralmasına bağlı olarak enerji sarfiyatı da azalmakla beraber, Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki hızlı büyüme, enerji kaynaklarını zorlamakta ve ekonomik gelişme sağlamak, bölgeyi çevresel açıdan iyileştirmek üzere, yeni yatırımları elzem kılmaktadır. Dünya Bankası, halihazırda Avrupa ve Orta Asya bölgesinde, 41 adet aktif enerji projesini yönetmektedir, bu, kredi ve borç olarak yaklaşık 2.7 milyar dolara tekabül etmektedir (1.3 milyar doları Türkiye için). Bu çerçevede birçok proje, kapsam ve boyut açısından öne çıkmaktadır. Güneydoğu Avrupa’da entegre bir enerji pazarı  -Dünya Bankası’nın son yıllarda gerçekleştirdiği en büyük girişimlerden biri de, Güneydoğu Avrupa’da dokuz ülke çapında, enerji iletiminin ve ticaretinin koordinasyonunu desteklemek üzere, milyar dolar mertebesinde bir programdır. Güneydoğu Avrupa Enerji Topluluğu'nun kapsadığı ülkeler arasında Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Eski Yugoslavya-Makedonya, Romanya, Sırbistan, Karadağ ve Türkiye yer almaktadır (Kosova ve AB üye devletlerinden Avusturya, Yunanistan, Macaristan, İtalya ve Slovenya da görev almaktadır.) 2005 senesinde onaylanan program bölge çapında elektrik enerji kaynaklarının güvenliğini arttırmak, maliyetleri düşürmek ve ekonomik gelişmeyi beraberinde getirmek üzere bir imkan sunmaktadır. Banka, Güneydoğu Avrupa’da artan elektrik talebini karşılamak üzere, önümüzdeki 15 yıl içinde, enerji üretim, iletim ve dağıtım yatırımları için yaklaşık 40 milyar dolar gerekeceğini öngörmektedir. Güneydoğu Avrupa’nın da, mali açıdan cazip ve AB ile uyumlu bir enerji piyasası haline gelmesini müteakip, bu gereksinimlerinin bazılarının özel yatırımcılar tarafından karşılanacağı umut edilmektedir. Bölgesel entegrasyon sayesinde, enerji tedarik maliyetlerinin asgariye inmesi ve güvenilirliğin artması beklenmektedir. (Bölgede kısa süre önce gerçekleştirilen yatırım ortam değerlendirmeleri, enerji tedarikinin güvenilirliğinin az olmasının özel şirketler için büyük bir endişe kaynağı olduğunu ortaya koymuştur.) İletim ağları da uygun şekilde güçlendirildikten ve bağlandıktan sonra, Rusya ve Ukrayna’dan düşük maliyetli enerji ithalatı da, Güneydoğu Avrupa’daki enerji talebini karşılayabilecektir. Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Altyapılar Direktörü Peter Thompson “Batı Avrupa enerji piyasası ile entegrasyonun teşvik edilmesi, Güneydoğu Avrupa ve Ukrayna gibi ülkelerde, çalışmalarımızın odaklanmış temasıdır,” demektedir. Türkiye’de, güvenilebilir ve yenilenebilir enerji -Türkiye’de, Banka, enerji kaynaklarının güvenilirliğini arttıracak olan birçok yenilikçi projeyi desteklemektedir. Doğal gaz için İran ve Rusya’ya bağlı olan ülkede, tampon stok oluşturmak amacı ile, bir Doğal Gaz Depolama Projesi halihazırda sürmektedir. Sanayileşmiş ülkelerin, yıllık doğal gaz taleplerinin yüzde 15 ila 20’sini depolamasına rağmen, Türkiye’de böyle rezervler mevcut değildir. Bu son derece kritik olan ihtiyaç duyulan doğal gaz depolama tesisleri, Türkiye’nin kış aylarında yükselen doğal gaz talebini de karşılayacaktır, zira şehirler, çevreyi kirleten kömürlü ısınma yöntemlerinden gitgide uzaklaşmaktadır. 2004’te onaylanan 200 milyon dolarlık bir Yenilenebilir Enerji Kredisi ile, Türkiye’de yenilenebilir enerji üretimini mali açıdan mümkün kılmak sureti ile, çevresel kaygıları ve ekonomik menfaatleri uzlaştırma yoluna gitmeyi hedeflemektedir. Jeotermal, rüzgar ve hidroenerji projeleri özel sponsorlarına, uzun vadeli krediler verilmekte, bu suretle, bu yatırımlara engel olan geleneksel manilerin üstesinden gelmeleri ve Türkiye enerji piyasasında elverişli şartlar ile rekabet edebilmeleri sağlanmaktadır. Tacikistan’ın Hidroenerji Potansiyelinin Önünün Açılması -Daha doğuya gidildiğinde, Banka, Afganistan üzerinden yüksek gerilim iletim hatları çekmek sureti ile, Tacikistan’ın Güney Asya’ya elektrik sağlamak üzere, büyük hidroelektrik potansiyelini canlandırma olasılıklarını araştırmaktadır. Eski SSCB’de, hidroenerji, Orta Asya cumhuriyetlerini birbirine bağlayan sulama sisteminin bir yan ürünü idi. Tacikistan ve Kırgızistan gibi dağlık cumhuriyetler, Kazakistan gibi cumhuriyetlere su verip, fosil yakıtları almaktaydı. Sovyetler Birliği yıkıldığı zaman, bu sinerjiler de sona erdi ve dolayısı ile, bölgesel su projesi terk edildi. 1990’ların başında, finansman durduğu zaman, %20 oranında tamamlanmış olan Tacikistan’ın Sangtuda hidroelektrik enerji santralı ile, halihazırda bir Rus amme hizmetleri firması (RAO UES) ve Dünya Bankası da dahil olmak üzere birçok uluslararası finans kuruluşu ilgilenmektedir. Bölgenin Çevre Sicilinin İyileştirilmesi - Bankanın yatırım finansmanının çoğu, 1960’lardan, 1970’lerden kalma enerji tesislerinin yenilenmesi ve güncellenmesi için harcanmaktadır. Bu yatırımların bir sonucu olarak, gerek randımanda gerekse ilgili çevresel etkilerde bir iyileşme olacaktır. Eski Sovyetler Birliği ülkeleri, hala, kullanılan birim enerji başına, GSMH açısından, enerjiyi en randımansız kullanan ülkeler arasındadır. Banka ayrıca, Prototip Karbon Fonu üzerinden, karbon kredileri satışı vasıtası ile, ülkelerin, temiz enerji teknolojileri finansman imkanlarını belirlemelerine yardımcı olmaktadır. * * * |