Marmara Deprem Acil Yeniden Yapılandırma Projesi Bölge halkı artık deprem bölgelerinde huzur içinde uyuyabilmektedir “Artık huzur içinde uyuyabiliyorum” dedi Naci Altay, Türkiye’de 1999 Marmara depreminin 53 yaşındaki depremzedesi. Deprem, Naci’nin memleketi Adapazarı’nı yerle bir etmiş, birçok arkadaşı ve akrabasının ölümüne yol açmış ve geçim kaynağını yok etmişti.
Artık, çadır kentlerde ve prefabrik evlerde geçen, sıcak yazlara ve soğuk kışlara tahammül edilen iki yıldan sonra Naci nihayet kendini güvende hissediyor. Ailesini, Dünya Bankası desteğiyle hükümet tarafından inşa edilen yeni bir eve taşıdığını hatırlıyor. İlk gece hiçbir şey düşünemeyecek kadar yorgunduk. Ancak birkaç gün sonra uzun bir süredir ilk kez huzur içinde uyuduğumu fark ettim.” 1999'da büyük can ve mal kaybı Deprem 17 Ağustos 1999’da saat 03:00’da vurdu. Richter ölçeğinde 7,4 gücündeydi ve Kuzeybatı Türkiye’de Marmara bölgesini – ülkenin en yoğun nüfuslu bölgesi ve endüstriyel kalbini – yerle bir etti. En büyük yıkımı yedi il yaşadı: Kocaeli’de İzmit ve Gölcük şehirleri, Sakarya’da Adapazarı şehri, Yalova, Bolu, İstanbul, Bursa ve Eskişehir.
Felaket 17.100 kişinin ölümüne ve 44.000 kişinin yaralanmasına yol açtı. Onbinlerce bina, ev ve iş yeri yıkıldı veya ağır hasara uğradı. Hasar yaklaşık US$ 6 milyar olarak tahmin edilmektedir. Hemen ihtiyaç duyulan şey büyük çaplı bir düzelme ve yeniden yapılanma olmakla birlikte, Türkiye’nin yapı kanunlarının etkili şekilde uygulatılmasının gerektiği açıktı. İlaveten, ülkenin acil müdahale sisteminin de yükseltilmesi gerekliydi, gelecekte bu tür felaketlerin maliyetini azaltmak için bir mekanizmanın bulunması gerekiyordu. Türkiye'nin felaketi aşmasına ve gelecekte böyle büyük yıkımı önlemesine yardım etmek Dünya Bankası, hükümetin acil yardım talebine cevap vermiştir. Bir hafta içinde bir uzmanlar ekibi felaket bölgesindeydi. Marmara Depremi Acil Durum Projesi, zorlu bir yapılacak işler listesine yardım etmiştir: felaketin vurduğu bölgelerde yaşam koşullarını eski haline getirmek, ekonomik düzelmeyi desteklemek ve böylelikle büyümenin yeniden başlamasını sağlamak, felaketlere cevap verecek bir çerçeve geliştirmek ve riski azaltmak – kısmen bir felaket sigorta düzeni kurmak suretiyle, imarı iyileştirmek ve yapı kanunlarını uygulamak, tapu sicil sistemi geliştirmek, yetişkinler için bir travma programını desteklemek ve yeni daimi evler inşa etmek.
Projeyi uygulamaya koymak için Dünya Bankası, Türkiye’de diğer Banka projelerinden tahsisatla desteklenen US$ 505 milyonluk bir kredi sağlamıştır. Toplam 12.008 konut ünitesi, tüm proje alanında inşa edilmiştir, bunların 2.752’si Adapazarı’ndadır. Evlerde oturacaklar 1 Ekim 2002’de evlerine girebilmiştir. Aile üyeleri, komşular, işyerleri, tasarrufları, tabii ki her şeyi bir arada tutan sosyal ortam dahil her şeylerini kaybettikten sonra normal yaşamlarına mümkün olduğunca yeniden başlamalarını sağlayacak yeni evler, okullar ve sağlık tesisleri ile. Bölge halkı yaşamlarını tekrar düzene koyarken yeni bir güvenlik duygusu Naci artık kendini güvende hissediyor. Dört kişilik ailesi biliyor ki felaketten iki yıl sonra taşındıkları iki katlı apartman binası sağlam zemin üzerine inşa edilmiştir ve gelecekteki depremlere dayanacak güçtedir. Gerçi eski evini hala özlemektedir çünkü yeni evi daha önce aile yaşamının sürdürüldüğü şehir merkezinden oldukça uzaktadır.
Aile için yeni sosyal yapıya alışmak kolay değil. Ve yaklaşık beş yıl sonra, yaşamlarını tekrar düzene sokmaya çalışırken duygusal yaralar henüz tam iyileşmiş değil: “Yine de çabalıyoruz” diyor Naci. “yaz gecelerinde karım ve ben ağaçlıklara bakan küçük balkonumuza oturduğumuzda ona Boğaz’a karşı baktığımızı ve geçen arabaların farlarının aslında geçen gemiler olduğunu hayal etmesini söylüyorum…” Depremzedeler olarak psikolojik travma, işsizlik ve bedeni sakatlıkla karşı karşıyayız” diye özetliyor Naci “ancak hayat devam ediyor.” Evet aslında hayat devam ediyor, Naci Altay yanı sıra onun gibi binlercesi onurları ile kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyorlar. |