Andrew Vorkink'in Kuş Gribi ve Bio-güvenlik Konferansı'nda yaptığı konuşma

Ayrıca şurada da bulunmaktadır: English

Kamu-Özel Sektör Ortaklıklarında Fayda Sağlamak Üzere Bilgi Açığını Kapatma Girişimleri

andy

 Andrew Vorkink

Mövenpick Hotel, İstanbul - 2 Haziran 2006.

Sayın Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı yetkilileri, diğer Bakanlıklar, ticari ve sivil toplum kuruluş ortakları.

Hükûmet yetkililerini, kanatlı hayvan sektörü ve kuş gribinin getirdiği zorluklarla mücadele edilmesinde özel sektör-kamu ortaklığını teşvik eden diğer birimleri bir araya getiren bu toplantıda yer almaktan büyük mutluluk duymaktayım. Bu toplantıda, IFC müşterilerinin değerli işletme ve ticari tecrübelerinden istifade etmenin yanısıra, Dünya Bankasının, dünya çapındaki, Kuş Gribine Hazırlık ve Mücadele programları oluşturma tecrübelerinden de faydalanacağız.

Bu toplantının zamanlaması son derece önemlidir, zira Türkiye halihazırda, gerek insan sağlığı gerekse hayvan sağlığı hususlarındaki hazırlıklarını arttırmak ve kanatlı hayvan sektörüne istikrar getirecek yaklaşımlar geliştirmek sureti ile, bölgedeki Yüksek Derecede Patojenik Kuş Gribi ile mücadele stratejisini revize etmektedir. Bu girişimlerin başarılı olması için, halkın, Yüksek Derecede Bulaşıcı Kuş Gribine yönelik daha aktif bir şekilde bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bu bilinç sayesinde, fertlerin ve kuruluşların riskli uygulamaları düzeltilebilecek ve halk, kanatlı hayvan ürünleri tüketiminin, aslında mevcut inanıştan daha emniyetli olduğunu görecektir. Bu nedenle her şeyden önce, halka verilen mesajın net olması ve gerek kamu sektörü gerekse özel sektör tarafından sürekli olarak iletilmesi gereklidir. Bu görüşmenin temel amaçlarından birinin, özel sektör ve kamu sektörü arasında daha iyi bir iletişim hedeflemek olduğunu düşünmekteyim. Bu, kanatlı hayvan yetiştiriliciği endüstrisi ve tüketiciler üzerinde doğrudan ve olumlu bir etki yaratmanın yanısıra, kuş gribinin risklerine yönelik yanlış bilgilendirmenin bir sonucu olarak mağdur olan ülke turizmi gibi, dolaylı olarak etkilenen sektörler üzerinde de elverişli sonuçlar verecektir.

Yüksek Derecede Bulaşıcı Kuş Gribinin, hayvanlardan insanlara geçen zoonotik bir hastalık olmaktan çıkıp, yaygın çapta insandan insana geçme potansiyeli olan bir hastalığa dönüşme riskinin mevcudiyeti doğru olmakla beraber, henüz bu safhaya geldiğimizi gösteren herhangi bir belirti bulunmamaktadır. Hastalık yayıldıkça, insanlarda kuş gribi vakaları her sene, daha fazla sayıda gerçekleşmektedir, ancak halihazırda, bu, bulaşıcı olmaktan çok uzaktır ve bu süreyi, halkın, kuş gribine yönelik dikkatini, bilinçli bir şekilde odaklamak üzere kullanmalıyız. Bu gerçekleştirilebilirse, halkın hastalık hakkındaki bilgileri ve tecrübeleri anlama ve bunlara inanma yetisi, ticari sektör, genel halk ve dolayısıyla, bir bütün olarak tüm dünya için risklerin azaltılmasını da beraberinde getirecektir.

Yine de, bir bulaşıcı hastalığın yol açtığı ekonomik ve sosyal etkilerin boyutlarının çok büyük olabileceğini ve kümes hayvancılığı sektöründe kısa süre önce yaşanan etkileri dahi önemsiz hala getirebileceğini unutmamalıyız; bu durumda, hayatların yanısıra, geçim imkanları da etki altında kalacaktır. Ancak, yine de, bugün halk, kuş gribine karşı ne denli gerçekçi bir tutum ile yaklaşabilirse, gelecekte bir salgın durumu ortaya çıkarsa, daha karmaşık durumlara o denli hazır olacaktır. Kuş Gribi Hazırlık ve Mücadele projeleri kapsamındaki yaklaşım da budur: özel sektörün ve kamu sektörünün lojistik ve kurumsal hazırlıkları arttırılacak; halkın, kuş gribine yönelik gitgide karmaşık hale gelen bilgileri anlama ve kavrama yetisi arttırılacaktır.

Koordineli mücadele çalışmaları, üç çeşit stratejik faaliyet içermektedir: (i) hastalığın evcil hayvanlarda oluşmasını ve yayılmasını önlemek sureti ile, virüsün çevrede yayılma potansiyelini düşürmek, (ii) insanlar arasında bir salgın oluşmasını önlemek ve/veya etkilerini azaltmak ve (iii) bir salgın meydana gelmesi halinde, mağdur olan kişilere, bunun etkileri ile mücadele edilmesinde yardımcı olmak. Bu nedenle, Türkiye’nin, bu üç faaliyetin gerçekleştirilmesine yönelik yaklaşımlarını sürekli olarak irdelemesi gerekmektedir; bu girişimler, hem acil önlemleri hem de orta vadeli bir strateji gerektirmektedir. Ele alınması gereken bazı temel hususlar ve bir sonraki adımlar, aşağıdakileri de kapsamalıdır;

Öncelikle, kuş gribinin başarılı bir şekilde önlenmesi ve kontrol edilmesi, birçok sektörün işbirliğini gerektirmektedir, bunların arasında, sağlık, tarım, çevre, ekonomi, finans, planlama ve diğer birçok sektör yer almaktadır. Bilhassa ülke seviyesinde, entegre ve sektörler arası mücadele gereklidir; ortak hedefler, hastalığın gerek hayvan sağlığı, gerekse insan sağlığı boyutlarını ele almalıdır; bunun yanısıra uygun sosyal önlemler de alınmalıdır (kitle iletişim stratejileri, ulaşım kısıtlamaları ve muhtemelen karantina önlemleri). Bu bağlamda, Türkiye’nin daha önceki salgınlar sonrasındaki girişimleri, güçlü bir mücadele örneği sergilemekle beraber, yine de, sektörler arası koordinasyon daha iyi bir hale getirilebilir.

Kısa ve uzun vadeli uygulamalar arasında uygun bir denge olmalıdır. Kısa vadeli hedef, Yüksek Derecede Bulaşıcı Kuş Gribinin etkilenen bölgelerde daha da yayılmasını önlemek sureti ile, insanlar için söz konusu olan riski azaltmaktır. Bunun için, özellikle coğrafi olarak yüksek riskli bölgelerde veya geçmişte salgın yaşanan bölgelerde, kanatlı hayvan ürünlerinin üretim ve pazarlamasında bio-emniyeti arttırmaya yönelik politika ve yatırımların iyileştirilmesi gereklidir. Türkiye halihazırda, bu tür bir dizi program için ayrıntılı operasyon prosedürlerini gözden geçirmektedir ve bu senenin başında da muhtelif programları başarı ile uygulamaya koymuştur. Uzun vadeli mesele ise, kuş gribi üzerindeki kontrol seviyesini giderek artırmak ve hastalığın ortadan kaldırılmasını hedeflemektir. Bu hedefin gerçekleştirilmesi, insan ve gıda emniyetini artıracak, beyaz et üretimine istikrar getirecek, kanatlı hayvan ürünlerinde bölgesel ve uluslararası ticareti sağlıklı kılacak ve insanlara yönelik küresel bir salgın tehdidini azaltacaktır.

Mücadelenin küresel ve bölgesel unsurlarının ele alınması ve koordine edilmesi gereklidir. Bir bulaşıcı hastalık durumunda uluslararası ticaretin ve seyahatin sınırlarını kısıtlamak ve kontrolünü sağlamak amacı ile gerçekleştirilen uygulamalar ve hastalığın göçmen kuşlar vasıtası ile yayılmasına ilişkin etkileri kısıtlamaya yönelik önlemler sınır ötesi hususlar olup, gerek bölgesel gerekse uluslararası çapta bir koordinasyon gerektirmektedir. Bu alanda başarılı olunması, gerek komşu ülkeler ile gerekse bölgesel ve uluslararası çapta önceden birçok kapsamlı görüşme ve planlama çalışmalarını gerektirecektir. Bölgesel ve küresel girişimler, Sınırlar Ötesi Hayvan Hastalıklarının Etkin Kontrolü Global Çerçevesi (FAO/OIE ortak çalışması) ve Hayvan Kökenli Global Hastalıkların Önlenmesi ve Kontrolüne yönelik OIE/Dünya Bankası ortak çalışması gibi mevcut mekanizmalar üzerinden gerçekleştirilmelidir. Her iki alanda da, Türkiye’nin aktif ve katılımcı bir görev üstlendiğini öğrenmiş bulunmaktan çok mutluyum.
 
Daha önce de belirttiğim üzere, Dünya Bankası, Türkiye Hükûmeti, Avrupa Birliği, Dünya Bankası ve USAID ortak programı olan Kuş Gribi ve İnsan Pandemik Hazırlık ve Mücadele Projesinin geliştirilmesinde Türkiye ile beraber çalışmıştır. Kısa süre önce, Türkiye’nin, kuş gribinin yayılmasını önlemek ve gelecekteki salgınlara hazırlıklı olmak üzere, 55 milyon dolarlık projesi kapsamında, Dünya Bankası ve Türkiye Cumhuriyetinin, 17 Mayıs tarihinde 35 milyon dolar tutarında bir kredi anlaşması imzaladığını da bildirmek isterim. Türkiye’nin üstlendiği program, global girişimler arasında örnek bir yere sahiptir ve bölgede, kuş gribine yönelik kapsamlı ve planlı bir mücadele olarak diğer ülkeler tarafından da uygulanmaya başlamıştır.

Ayrıca, Uluslararası Finans Kurumu, ticari kümes hayvancılığında bio-güvenliğin teşvik edilmesi amacı ile, özel sektöre destek verilmesi konularını ele almak sureti ile, kuş gribin önemli zorluklarından birine cevap vermektedir. Bu, IFC’nin yeni bio-ticaret programı kapsamındadır ve bu program, ticari platformları olarak bio-güvenliği kullanan faaliyetler için pazarlar oluşturulmasına yardımcı olmaktadır. Türkiye’de kuş gribi ile mücadelede bio-güvenliğin geliştirilmesi amacı ile, kamu sektörü ve özel sektör arasında bir köprü oluşturma hedefine katkıları olacak bu önemli çalışmanın sonuçlarını da ilgi ile beklemekteyiz.

Uygun planlama ve uygulama ile kuş gribi tamamen yok edilemese de kontrol altına alınabilir. Kuş gribinin sağlık üzerindeki etkileri ile tavukçuluk ve gıda endüstri ve ticareti üzerindeki etkileri Türkiye’de de yararlılığı görülmüş sağduyuyla alınan önlemlerle belirli sınırlar içinde tutulabilir. Ancak, kuş gribi ile ilgili bazı yanlış inanışların önüne geçilmesi kuş gribinin olumsuz etkilerini azaltmada başarılı bir kampanyanın en önemli özelliğini teşkil etmektedir. Umuyorum ki bugünkü konferans kuş gribi hakkındaki bilgi boşluğunu doldurmaya yardımcı olacak ve böylece bu hastalık şu anki gerçekliğinden uzaklaşarak geçmişte kalacaktır.

Teşekkür ederim.


Kuş Gribi ve İnsana Tesir Eden Salgına Hazırlık ve Mücadele Projesi hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayın.




Permanent URL for this page: http://go.worldbank.org/6XEGWK8KT0