Ülke Özeti 2007 Ocak 2008’de güncellenmistir



Türkiye, OECD’ye üye, bölgesel bir güç konumunda, Dogu ile Bati arasinda bir köprü olusturan ve 2001 yilinda agir bir ekonomik krizi basari ile atlatmis orta gelirli bir ülke. Avrupa ve Asya arasinda stratejik bir konuma sahip, Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz’e sinirlari olan dinamik ve gelisen bir piyasa ekonomisi. 73 milyon kisiden olusan nüfusunun yüzde 73’ünden fazlasi kentsel alanlarda yasiyor. Tarim, GSYIH’nin yaklasik yüzde 11’ini, sanayi yüzde 29,5’ini ve hizmetler ise yüzde 59,5’ini olusturuyor 1.1.
Yaklasik 400 milyar ABD $’i düzeyindeki GSYIH’si ile Türkiye’nin ekonomisi dünyanin en büyük 20 ekonomisi arasinda yer aliyor. Kisi basina düsen GSYIH, 2005 yilinda 5.000 ABD $’i seviyesini geride birakmasinin ardindan, 2006 yilinda 5.482 ABD $’ina ulasti. Yaklasik yüzde 1 düzeyindeki asiri yoksullugun düsük olmasina karsin yoksulluk Türkiye’nin nüfusunun yüzde 20’sinden fazlasini etkiliyor.
Türkiye, Dünya Bankasina 1947, Uluslararasi Finans Kurumuna (IFC) ise 1956 yilinda katildi. Dünya Bankasi, Türkiye’ye bir dizi ekonomik krizin üstesinden gelmesinde yardimci oldu, ülkenin sürdürülebilir bir ekonomik kalkinma yoluna girmesini sagladi ve Türkiye’de yasayan insanlarin yasam kosullarinin gelistirilmesine katkida bulundu.
Türkiye, Avrupa ve Orta Asya Bölgesinde Dünya Bankasinin kredi sagladigi en büyük ülke olmanin yani sira, son dört yildir, yaklasik 6 milyar ABD $’ina ulasan yeni taahhütler açisindan, her yil Bankanin kredi sagladigi en büyük üç ülke arasinda yer aliyor.
112006 rakamlari (Sabit 1987 fiyati)
Back to Top
EKONOMI
Son Dönemdeki Ekonomik Performans
AB’ye giris süreci ile birlikte uyumlastirma çalismalari, Türkiye’deki politik ve ekonomik reformlar için önemli bir dayanak noktasi olusturdu. Türkiye, 1995 yilinda, Avrupa Birligi (AB) ile bir gümrük birligi anlasmasi imzalamasinin ardindan, Aralik 1999’da gerçeklestirilen Helsinki Zirvesinde AB üyeligi için aday oldu. Türkiye’nin tam üyelige yönelik müzakereleri resmi olarak Ekim 2005’te basladi. Ekim 2007 itibariyle, dört baslik altinda açilan müzakereler, bir baslik (bilim ve arastirma) için geçici olarak kapandi.
2001 krizinin ardindan Türkiye, yüksek oranda büyüme ve önemli bir yapisal dönüsüm dönemine girdi. 2002 – 2006 döneminde, yillik büyüme ortalama yüzde 7,5 düzeyinde gerçeklesirken üretim yüzde 40’in üzerinde bir artis kaydetti. Bu olumlu performans, büyük ölçüde, hükümetin saglam ekonomik politikalara bagliligini sürdürmesinin yani sira uluslararasi ekonomik ortamin elverisli olmasindan kaynaklandi. Hizli büyümeye karsin, issizlik oranlari bu dönemde yüzde 10 civarinda seyretti ve istihdam yaratilmasi hükümet gündeminin en üst siralarindaki yerini korudu.
Saglam mali disiplin ve siki para politikalari enflasyonun tek rakamli düzeylere indirilmesinde ve borç sürdürülebilirliginin iyilestirilmesinde yardimci oldu. Net borcun GSMH içindeki payi, 2006 yili sonuna kadar yüzde 45 düzeyine geriledi ve ayrica niteligi de iyilesti. Is ortaminin iyilestirilmesi ve kamu sektörü reformu ile birlikte mali sektörün yeniden yapilandirilmasinda önemli ilerleme kaydedildi. Saglam politikalar, elverisli bir uluslararasi ortam ve AB’ye giris beklentileri Türkiye’nin ihracat kapasitesini arttirmasina ve büyük sermaye akislarini çekmesine yardimci oldu.
Ilerideki Güçlükler
Geçmis yillardaki basarili ekonomik performansa karsin makroekonomik hassasiyetler varligini sürdürmeye devam ediyor. Türkiye, son dönemlerdeki belirsizlikleri ve Amerika’daki yüksek riskli ipotek kredilerinin zararlarinin neden oldugu süregelen piyasa dalgalanmasini atlatmayi basardi ve ekonominin esnekliginin büyük ölçüde iyilesmis oldugunu gösterdi.
Ülkenin en önemli hassasiyet kaynaklarindan birini olusturan artan cari islemler açigi 2006 yilinda GSMH’nin yüzde 8,2’sine ulasti, buna karsin, DYY ve diger borç yaratmayan akislarin açigin yüzde 50’sinden fazlasini finanse etmesi ile birlikte finansmanda önemli ölçüde iyilesme kaydedildi. Büyük ölçüde güçlü talebe, hizmet enflasyonunda israrli olunmasina ve küresel piyasa dalgalanmasina bagli olarak enflasyon 2006 yilinda hedefi asarak yaklasik yüzde 10’a ulasti. 2007 yilinda ise, yillik enflasyon oraninin, yine resmi yüzde 4 düzeyinin üzerinde, yaklasik yüzde 8 olarak gerçeklesmesi bekleniyor 2. Diger önemli konulari ise nispeten yüksek kamu borç yükü ve son dönemde mali tutumda meydana gelen gevseme olusturuyor.
Genel olarak, Türkiye’nin kalkinma gündemi, ülkenin bir bilgi toplumuna dönüsmesi ve AB ile uyumlasma sürecini tamamlamasi ile birlikte, istikrarli bir büyüme sergileyen ve daha adil bir gelir dagilimina ve artan küresel rekabet gücüne sahip bir Türkiye vizyonu üzerinde odaklaniyor. Kalkinma öncelikleri, bölgesel farkliliklarin azaltilmasina önem verilmesi ile, gelisen rekabet gücü ve istihdam, adil insani ve sosyal gelisim, yüksek kaliteli kamu hizmetlerinin etkin sunumu ve enerji güvenligi ve verimliligi etrafinda yogunlasiyor.
22 TCMB Beklenti Anketi, 22 Kasim 2007
Back to Top DÜNYA BANKASININ PROGRAMI
Bugüne kadarki Program
- Dönüm Noktasi Niteligindeki Projeler
- Diger projeler
Dünya Bankasi, kirilganligi 2000 – 2001 yillarinda meydana gelen ekonomik krizin temel nedenlerinden birini olusturan bankacilik sektörünün yani sira, enerji, telekomünikasyon ve tarim sektörlerinde gerçeklestirilenler de dahil olmak üzere hayati önem tasiyan reformlarin uygulanmasinda Türkiye ile birlikte çalisti.
Ayrica, ekonomiye yatirimin tesvik edilmesi ve sanayilerin krizlerle basa çikmasina yardimci olunmasi yönünde önemli adimlar atilarak bunun sonucunda ihracatta artis kaydedildi. Sosyal sektörde, Dünya Bankasinin egitime destegi, basta kizlar olmak üzere okullara kayit oranlarinin arttirilmasinda yardimci oldu. Banka ayrica, dogal kaynaklarin yönetilmesinin gelistirilmesi ve bu süreç sirasinda kirsal gelirlerin arttirilmasi suretiyle çevrenin korunmasina yönelik projelerin finanse edilmesine de katkida bulundu. Banka, Türkiye’nin, 1999 yilinda meydana gelen Marmara depreminin yol açtigi tahribatla basa çikmasina yardimci oldu ve halen, gelecekte meydana gelebilecek felaketlerin risklerini azaltmaya çalisiyor. Bankanin son analiz, danismanlik ve finansman destegi ayni zamanda, sosyal güvenlik, saglik, emek piyasalari ve belediye altyapisi gibi alanlar üzerinde yogunlasiyor.
Going Forward

Yoksullugu kontrol altina almak ve gelecek nesiller için yasam standartlarini iyilestirmek amaciyla, Türk hükümeti, on binlerce anneye temel çocuk yetistirme masraflarini karsilamalarinda yardimci oldu.
Daha fazla bilgiTürkiye ve Dünya Bankasi Grubu, 2008 – 2011 yillari arasinda Dünya Bankasinin yeni Ülke Ortaklik Stratejisi (CPS) çerçevesinde saglam ortakliklarini sürdürecek. Türk Hükümeti ve Banka, yeni stratejiyi – yakin geçmiste saglananlara benzer düzeydeki analiz, danismanlik ve finansman hizmetleri dahil – 2008 yilinin baslarinda sonuçlandirmayi planliyor.
Ortaklik Stratejisi, Türkiye’nin 9. Kalkinma Planina dayaniyor. Strateji, üç kapsamli alanda gelisme saglanmasi için yakin isbirligi öngörüyor: (1) Türkiye’nin rekabet gücünün arttirilmasi ve daha fazla ve daha iyi istihdam yaratilmasi; (2) Türkiye’nin saglik, egitim ve sosyal güvenlik sistemlerinin daha da güçlendirilmesi; ve (3) yüksek kaliteli kamu hizmetlerinin etkin sunumunun saglanmasi. Bu ortaklikta, strateji, 60. Hükümetin, makroekonomik istikrari sürdürme, saglam bir özel sektör gelisimi için elverisli bir yatirim ortamini tesvik etme, enerji güvenligi ve verimliligini arttirma ve emek piyasasi, sosyal sektör ve kamu yönetimi reformlarini uygulama programi üzerine insa edildi.
Not: Verilen krediler mali yil içindir (1 Temmuz – 30 Haziran)
Aktif Portföy

Back to Top
Tunya Celasin, Dis Iliskiler
Pelin Arslan, Bilgi Merkezi
Dünya Bankasi Ofisi
Ugur Mumcu Caddesi 88,
06700 Gaziosmanpasa,
Ankara, Türkiye
Tel: (+90 312) 459-8300
Faks: (+90 312) 446-2442
E-posta: turkeywebfdbk@worldbank.org
Web sitesi: http://www.worldbank.org/tr
Back to Top