Türk toplumunun sağlık durumu, son 15-20 yıl içerisinde sağlık hizmetlerinin ölçeği ve işleyişinde meydana gelen iyileşmelerle birlikte önemli ölçüde ilerleme göstermiştir. Sağlık hizmetlerine erişimde hakkaniyetin artırılması için yapılan hizmet sunumu reformları ve sağlık sigortası kapsamının genişlik ve derinliğinin artması, nüfusun mali korumasının genişletilmesi konusunda etkileyici bir yol kat edilmesini sağlamıştır. Geçtiğimiz 15-20 yıl zarfında, sağlık harcamaları gelir artışıyla orantılı artış göstermiştir. Bununla birlikte, toplumun sağlık durumunun daha da iyileştirilmesi ve sistemin verimliliğinin artırılması bakımından Türkiye’deki sağlık politikası önemli zorluklarla karşılaşmaktadır. Daha Fazlası [pdf: 222KB]
1. Yakın Tarihte Yapılan Sağlık Reformları Öncesi Türk Sağlık Sistemine Genel Bakış
Türk Sağlık Sistemi’nde yakın tarihte yapılan reformlar – SDP – 2003’te uygulanmadan önce sağlık sistemi, topluma sınırlı sağlık hizmetini ücretsiz sunan ulusal bir sağlık hizmeti ile kayıtlı sektör çalışanları ve bu kişilerin bakmakla yükümlü oldukları insanları kapsayan bir dizi sosyal sigorta sisteminin bileşimiydi. Yoksul ve zayıf gruplar için de bir sosyal destek programı vardı. Bu sistemin tarihsel gelişimi Ek 1.A1’de anlatılmaktadır. Bu bölümde SDP’nin 2003’te uygulamaya girmesinden önceki dönemde sağlık sistemi ve sorunları ele alınmaktadır. Ayrıca bu bölümde, reform öncesi finansman ve nüfusa yönelik kapsam düzenlemelerine, sağlık hizmetleri sunumu sisteminin organizasyonuna, hizmet sunuculara yapılan ödeme düzenlemelerine, kaynak tahsis mekanizmalarına ve hükümetin rolüne değinilmektedir.
2. Türkiye’de Yakın Tarihte Yapılan Sağlık Reformları
Bu bölümde, Türkiye’de sağlık sisteminde yapılan yakın zamanlı reformlar; yani GSS uygulamasını da içeren SB’na ait SDP anlatılmaktadır. SDP, 2003-2013 yılları arasındaki dönemi kapsayan 10 yıllık bir reform programı olarak düşünülmüştür. Burada anlatılan reformlar 2003-2008 yılları arasındaki dönemi kapsamaktadır.
3. Türk Sağlık Sisteminin Performansı ve Belirleyicileri
Bu bölümde, OECD üyesi ülkeler arasında kararlaştırılan değerlendirme çerçevesi kullanılarak Türk sağlık sisteminin performansı ve belirleyicileri değerlendirilmiştir. “Sağlık sistemi” genellikle Sağlık Bakanlıklarının sorumluluğu altında olan tıbbi bakım ve halk sağlığı faaliyetlerini kapsayacak şekilde tanımlanır. “Performans” ise sağlık politikasının temel hedeflerine göre değerlendirilir: i) Sağlık sonuçlarının ve kullanıcılara verebilirliğin en üst düzeye getirilmesi ii) Bu sonuçların elde edilmesine bağlı olarak maliyetlerin en aza indirilmesi iii) Hem beklenmeyen katastrofik tıbbi hizmet maliyetlerine karşı mali koruma hem de sağlık hizmetlerine erişim konusunda hakkaniyet sağlanması (Hurst, 2002). Türk sağlık sisteminin performansının bu hedeflere göre değerlendirmesi için şunlar gerekmektedir: a) Sosyoekonomik ve siyasi ekonomik etmenler bağlamında zaman içinde sağlık alanındaki harcamaların “makul” seviyesinin belirlenmesi b) Sağlık hizmetlerine erişimde hakkaniyet ve beklenmeyen yüksek sağlık harcamalarına karşı mali koruma sağlanması c) Bireysel kullanıcı ve hizmet sunucu seviyesinde paranın karşılığının veya mikroekonomik verimliliğin, güvence altına alınması. Bu hususlara sonraki kısımlarda daha detaylı bir şekilde değinilecektir.
4. Daha İleri Reform İçin Politika Zorlukları ve Tercihleri
Bu bölüm, “başarılı” sağlık reformları konusundaki küresel kanıt temeli bağlamında Türkiye’nin reform çabalarını ele almaktadır. Gelecekte Türk sağlık sisteminin karşı karşıya kalacağı birtakım kavramsal konuları göz önünde bulundurmaktadır. SDP ve uygulanan bu programın önümüzdeki beş yıl içinde tamamlanması için gereken aşamalarla ilgili bir değerlendirme yapmaktadır. Uzun vadede sağlık sisteminin karşılaşacağı birtakım fırsatlar ve zorlukları dikkate almakta; ekonomik büyüme, demografik/epidemiyolojik değişiklikler, hizmet kullanımı ve sunumundaki artışlara yönelik muhtemel gelecek senaryolarına dayalı olarak maliyetlerle ilgili bazı öngörü seçenekleri sunmaktadır. Türkiye’de geleceğe dönük sağlık politikası seçenekleri açısından birtakım kilit alanları tanımlamaktadır. Son olarak ise Kutu 4.2’de bu zorlukların aşılmasına yönelik kilit öneriler ele alınmaktadır.