DB küresel bir yavaşlama yaşanacağını ve gelişmekte olan ülkelerin bundan etkileneceğini öngörüyor

Basın Bildirisi
2012/236/DEC

DB küresel bir yavaşlama yaşanacağını ve gelişmekte olan ülkelerin bundan etkileneceğini öngörüyor

Pekin, 18 Ocak 2012 – Dünya Bankası tarafından yayınlanan yeni Küresel Ekonomik Beklentiler (GEP) 2012 raporunda, Euro bölgesi borç sorunlarının ve bazı büyük yükselen ekonomilerde zayıflayan büyüme performansının küresel büyüme beklentilerini sönükleştirdiği bir süreçte gelişmekte olan ülkelerin yeni aşağı yönlü risklere karşı hazırlıklı olması gerektiği belirtiliyor.    

Banka, gelişmekte olan ülkeler ve yüksek gelirli ülkeler için Haziran ayında sırasıyla yüzde 6,2 ve 2,7 (Euro bölgesi için yüzde 1,9) olarak belirlediği 2012 yılı büyüme tahminlerini, gelişmekte olan ülkeler için yüzde  5,4’e ve yüksek gelirli ülkeler için yüzde 1,4’e (Euro bölgesi için yüzde -0,3’e) indirdi. Küresel büyümenin ise 2012 ve 2013 yılları için sırasıyla yüzde 2,5 ve 3,11  olacağı öngörülüyor.

Büyümedeki yavaşlama daha şimdiden küresel ticaret ve emtia fiyatlarında zayıflama olarak kendini gösteriyor. 2011 yılında tahmini olarak yüzde 6,6 artan (2010 yılında yüzde 12,4 artmıştı) küresel mal ve hizmet ihracatının, 2012 yılında sadece yüzde 4,7’lik bir artış göstermesi bekleniyor. Bu arada, 2011 yılının başlarında zirveye ulaşan küresel enerji fiyatları, metal-maden fiyatları ile tarım ürünleri fiyatları sırasıyla yüzde 10, 25 ve 19’luk bir düşüş yaşadı. Düşen emtia fiyatları çoğu gelişmekte olan ülkede ortalama enflasyonun gevşemesine katkıda bulundu. Uluslararası gıda fiyatlarında son aylarda bir gevşeme olmasına ve Şubat 2011’de ulaşılan zirveden yüzde 14’lük bir düşüş yaşanmasına rağmen, gıda güvenliği Afrika Boynuzu da dahil olmak üzere en yoksul ülkeler için hala temel bir endişe kaynağı olmaya devam etmektedir.

Dünya Bankası Baş Ekonomisti ve Kalkınma Ekonomisinden sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Justin Yifu Lin  konu ile ilgili olarak “Gelişmekte olan ülkelerin hâlâ zaman var iken kırılganlıklarını değerlendirmeleri ve yeni şoklara hazırlanmaları gerekiyor.” dedi.

Gelişmekte olan ülkeler, 2008/09 krizine göre telafi edici önlemler için daha az mali ve parasal olanağa sahipler. Dolayısıyla, uluslararası finansman kaynaklarının kuruması ve küresel koşulların keskin bir şekilde kötüleşmesi halinde yeni bir krize cevap verme yetenekleri kısıtlı olabilir.

Dünya Bankası Kalkınma Beklentileri Direktörü Hans Timmer ise şunları söylüyor: “Bu olasılığa karşı  hazırlıklı olmak için, gelişmekte olan ülkeler bütçe açıklarını önceden finanse etmeli, sosyal güvenlik ağlarına ve altyapıya yapılacak harcamalara öncelik vermeli ve yurt içi bankalar için stres testi uygulamalıdır.”

Çoğu düşük ve orta gelirli ülkedeki beklentiler olumlu olmakla birlikte, yüksek gelirli ülkelerdeki krizin  dalga etkileri tüm dünyada hissediliyor. Gelişmekte olan ülkelerin devlet faiz oranları ortalama olarak 45 baz puan artmış durumda ve gelişmekte olan ülkelere brüt sermaye akışları 2010 yılının ikinci yarısında 309 milyar $ düzeyinde iken 2011 yılının ikinci yarısında  170 milyar $’a inmiştir.

Küresel Makroekonomi Yöneticisi ve raporun baş yazarı Andrew Burns bu konuda şunları söylüyor: “Krizin tırmanması halinde etkilenmeyecek kimse olmayacaktır.  Gelişmiş –ve gelişmekte olan- ülkelerin büyüme oranları 2008/09 krizindeki kadar hatta daha fazla düşebilir. Acil durum planlamasının önemi yeterince vurgulanmıyor.”

Raporun tamamına ve eşlik eden veri setlerine  www.worldbank.org/globaloutlook adresinden ulaşabilirsiniz.


1 Satın alma gücü paritesi ağırlıkları kullanıldığında, küresel büyüme 2012 ve 2013 yılları için sırasıyla yüzde 3,4 ve 4,0 olacaktır .


İrtibat
Washington: Merrell Tuck-Primdahl +1 (202) 473-9516, +1 (202) 476-9897,  mtuckprimdahl@worldbank.org;
Indira Chand +1 (202) 458-0434, ichand@worldbank.org
Pekin: Li Li +86 (10) 5861 7850, lli2@worldbank.org
TV/Yayın Talepleri için: Mehreen A. Sheikh +1 (202) 458-7336,  msheikh1@worldbank.org

Bölgelerden Öne Çıkanlar
Her bir ülkeye ait büyüme görünümlerine raporun tam metninden ulaşılabilir:www.worldbank.org/globaloutlook

Doğu Asya ve Pasifik bölgesi Japonya’da Mart 2011’de yaşanan Tohoku felaketinin ardından hızlı bir şekilde toparlanmış olmasına rağmen, Tayland’da yaşanan sel felaketi ve Avrupa’daki çalkantı bölgesel büyümeyi etkilemeye başladı. 2010 yılındaki yüzde 9,7’lik büyümenin ardından, bölgesel GSYH 2011 yılında tahmini olarak yüzde 8,2 oranında büyüdü, ancak büyümenin hem 2012 hem dev 2013 yılında gevşeyerek yüzde 7,8 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Bölgesel büyümenin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan Çin’de, 2010 yılında gerçekleşen yüzde 10,4’lük büyümenin 2011 yılında yüzde 9,1 olarak gerçekleştiği tahmin ediliyor ve yetkililerin ekonominin belirli segmentlerindeki “aşırı hızlı” büyümeyi dizginleme çabaları sonucunda 2012 yılında büyümenin yüzde 8,4’e düşmesi bekleniyor.

Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki büyüme, Ağustos 2011’den bu yaşanan küresel mali çalkantı ve özellikle Euro bölgesi kaynaklı olmak üzere zayıflayan dış talebe rağmen 2011 yılında 2010 yılına göre marjinal bir artışla yüzde 5,3 olarak gerçekleşti. Bununla birlikte, yüksek gelirli Avrupa ülkelerinde beklenen yavaşlama, bölgedeki hâlâ sorun yaratan enflasyonist baskılar ve Euro bölgesi krizi sebebiyle azalan sermaye akışları bölgedeki büyümeyi 2012 yılında yavaşlatarak yüzde 3,2’e düşürebilir ve daha sonra 2013 yılında büyüme yüzde 4.0 olarak gerçekleşebilir. Yüksek gelirli Avrupa ülkeleri ile olan yakın ticari ve mali bağlar bölgedeki üretimi Euro bölgesindeki gelişmelere özellikle duyarlı hale getirecektir.

Latin Amerika ve Karayipler bölgesi 2011 yılında tahmini olarak yüzde 4,2 oranında büyüdü, ancak büyümenin 2012 yılında gevşeyerek yüzde 3,6 olarak gerçekleşmesi, 2012 yılında ise tekrar yükselerek yüzde 4,2 olması beklenmektedir. Küresel büyümedeki yavaşlama, Euro bölgesi borç krizinden kaynaklanan belirsizlikler, Çin’de büyümenin yavaşlaması ve iç talepte uygulanan politika  sonucu yaşanan yavaşlama büyüme beklentilerini bastırmaktadır. Brezilya’nın ekonomik büyümesi üçüncü çeyrekte durdu ve 2012 yılında büyümenin 2011 yılına göre biraz yükselerek yüzde 3,4 olması bekleniyor (ancak 2010 yılındaki yüzde 7,5’lik büyümenin epey altında). Uluslararası emtia fiyatlarının keskin bir şekilde zayıflaması halinde, bölgedeki bazı ülkeler bundan sert  bir şekilde etkilenebilirler.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki dramatik siyasal değişiklikler ekonomik faaliyeti sekteye uğratmıştır, ancak bu kötüleşen dış ortamın ticaret, emtia fiyatları, turizm ve diğer gelirler üzerindeki olumsuz etkilerini daha da ağırlaştırmaya başladığı bir ortamda bölge genelinde seçici bir şekilde gerçekleşmiştir. Gelişmekte olan petrol ihracatçısı ülkeler   yüksek gelirli Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ekonomileri petrol fiyatlarındaki yükselişten önemli ölçüde yararlanmıştır, ancak bu fiyatlarda ani bir düşüş ihtimali karşısında kırılganlıklarını korumaktadırlar. Bölgenin gelişmekte olan ülkelerinin GSYH’sı 2011 yılında tahmini olarak yüzde 1,7 oranında büyümüştür. Bu ülkelerin büyüme oranının 2012 yılında da düşük kalması (yüzde 2,3)  ve 2013 yılında tekrar yükselerek yüzde 3,2 olması öngörülmektedir.

2010 yılında yüzde 9,1 oranında büyüyen Güney Asya bölgesi GSYH’sı 2011 takvim yılında yavaşlayarak tahmini olarak yüzde  6,6 büyümüştür. Bu yavaşlama, Hindistan’da yılın ikinci yarısında yaşanan keskin yavaşlamayı ve dışarıda yalanan gelişmeleri yansıtmaktadır. Dış talepte yaşanan zayıflama ihracatı olumsuz etkilemiştir ve işçi dövizlerinde sadece küçük bir artış yaşanmıştır. Yükselen borçlanma maliyetleri, yüksek girdi fiyatları, küresel durgunluk endişeleri ve reformlardaki gecikmeler sebebiyle  iç talep keskin bir şekilde düşmüştür. Bölgedeki GSYG büyümesinin 2012 yılında daha da gevşeyerek yüzde 5,8 olarak gerçekleşmesi, 2013 yılında ise tekrar güçlenerek yüzde 7,1’e çıkması beklenmektedir. Yüksek enflasyon ve mali açıklar geleceğe dönük endişeler olmaya devam etmektedir.

Sahra Altı Afrika bölgesindeki büyüme 2011 yılında sağlamlığını korumuş ve yüzde 4,9 olarak gerçekleşmiştir. Bölge GSYH’sının üçte birinden fazlasını oluşturan Güney Afrika dışında, bölgenin geri kalanındaki büyüme 2011 yılında daha da güçlü bir şekilde yüzde 5,9 olarak gerçekleşmiş ve bölgeyi dünyanın en hızlı büyüyen gelişmekte olan bölgelerinden birisi haline getirmiştir. Artan yatırım akışları, yükselen tüketici harcamaları ve bazı ülkelerde yakında başlayacak yeni maden ihracatları  Sahra Altı Afrika bölgesinin büyüme oranını 2012 yılında yüzde 5,3’e ve 2013 yılında yüzde 5,6’ya çıkaracaktır. Bununla birlikte, ticari mal ihracatları, turizm gelirleri, emtia fiyatları, yabancı doğrudan yatırımlar ve işçi dövizleri gibi etkenlerin tümü Euro bölgesindeki resesyona duyarlı olacaktır.