Türkiye’de Kuş Gribi Salgını ve İnsan Virüsü Salgınına Karşı Hazırlıklı Olma ve Kanatlı Sektöründe Biyogüvenlik İletişimi

Ayrıca şurada da bulunmaktadır: English


2005 yılında Türkiye’deki ilk kuş gribi salgını yaşandı. Çok kısa sürede kontrol altına alınmasına rağmen, bu salgın ülkenin bu hastalığa karşı hazırlıklı olmadığını ortaya çıkardı ve Dünya Bankası, AB, USAID ve Türkiye Hükümeti tarafından finanse edilen AIHP Projesinin hazırlanmasına yol açtı. Kuş Gribi Salgını Ve İnsan Virüsü Salgınına Karşı Hazırlıklı Olma Küresel Program (GPAI) modeli takip edilerek proje üç bileşen üzerinde yapılandırıldı: (i) Hayvan Sağlığı, (ii) İnsan Sağlığı, ve (iii) İletişim.

2006 yılının başlarında tüm ülke çapında yaşanan kuş gribi salgını, ne yazık ki insanlarda da bazı enfeksiyon ve ölüm vakalarına yol açtı. Salgın sırasında, medyada yanlış bilgilerle dolu birçok sansasyonel haberler yer aldı ve bunlar yaygın bir paniğe yol açtı. Beyaz et sektörü çok büyük zararlar yaşadı ve durumu sakinleştirmeye yönelik tüm çabalar boşa çıktı. Salgın tüm sektörleri etkilemesine rağmen, insan vakalarının tamamı köy tavukları ile ilişkilendirildiğinden dolayı köy tavukçuluğu ve küçük ticari işletmeler en ağır etkilenenler oldu.

İletişim

Türkiye iyi tasarlanmış bir strateji yoluyla bilgi akışını iyileştirmek ve siyasi kararlılığı vurgulamak için iletişimin olumlu gücünden yararlanmanın üzerinde odaklanmaya karar verdi. İlk adım olarak, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı (TKİB), Sağlık Bakanlığı (SB), Çevre ve Orman Bakanlığı (ÇOB), STK’lar, meslek odaları, uluslararası kuruluşlar (Dünya Bankası, UNICEF, USAID) ve Zoonoz Milli Komitesinde yer alan diğer kuruluşların temsilcilerinden oluşan fonksiyonel bir bakanlıklar arası Stratejik İletişim Çalışma Grubu (SİÇG) oluşturuldu. Çalışma grubu, (i) kuş gribine yönelik çok paydaşlı bir İletişim Stratejisinin geliştirilmesi, ve (ii) buna paralel olarak acil bilinçlendirme kampanyalarının düzenlenmesi üzerinde odaklandı. UNICEF tarafından Hükümet ile işbirliği içerisinde bir bilgi, tutum ve algı (KAP) anketi hızlı bir şekilde uygulandı. KAP anketinin bulguları iletişim stratejisine entegre edildi. FAO’nun desteği ile Mart 2006’da hızlı bir şekilde hazırlanan "Türkiye’de Kuş Gribinin Köy Tavukçuluğu Üzerindeki Etkisinin Değerlendirmesi" çalışmasında ortaya konulan bilgiler iletişim stratejisinin ve genel olarak projenin tasarımında oldukça yararlı olmuştur.

Çalışma Grubu KAP anketinin çıktılarına, hızlı değerlendirmeye ve diğer verilere dayalı olarak bir İletişim Stratejisi geliştirdi. Strateji, özellikle köy tavukçuluğunda biyogüvenliğin arttırılması ve riskin azaltılması ile ilgili olarak davranış değişikliğini teşvik etmek ve bilgilendirme sağlamak amacıyla iletişim materyallerinin (basılı materyaller, radyo be televizyon spotları) tasarlanması ve hazırlanması üzerinde odaklanıyordu. Strateji aynı zamanda kamuoyuna verilecek mesajlarda kurumsal işbirliğini arttırdı ve daha kapsamlı bir zoonotik hastalık müdahale programı kapsamında kamunun kuş gribi müdahalelerini ön plana çıkardı.

İletişim Stratejisinde aynı zamanda merkezi, il ve yerel düzeylerdeki kurumlar arasındaki koordinasyon da dahil olmak üzere kurumsal rol ve sorumluluklar da tanımlandı. Strateji, kuş gribi ve influenza pandemisinin farklı aşamaları (pandemi öncesi, pandemi ve pandemi sonrası) arasında bir ayrıştırma yapmaktadır. Bu aşamaların her biri için amaçlar, iletilecek mesajlar ve bu mesajların arkasında yatan faktörler ayrı ayrı detaylı bir şekilde tespit edilmektedir. Strateji aynı zamanda biyogüvenlik önlemleri ve hayvanlarda ve insanlarda kuş gribi semptomlarının fark edilmesi ile ilgili eğitimler de dahil olmak üzere uygulanacak eğitim programına özel bir önem göstermektedir.

İletişim stratejisinin önemli bir aracı olarak bir Kamuoyu Bilgilendirme Kampanyası başlatıldı. Hazırlanan basılı materyaller ve medya ürünleri, farklı kitleler arasında diyalogun teşvik edilmesi ve bilinç ve sorumluluk aşılama bakımından yaratıcı bir yaklaşım sunmaktadır. Esas olarak, kampanya birey, hanehalkı ve toplum düzeylerinde önleyici faaliyetler için uygun bir ortam geliştirmektedir. İletişim materyalleri arasında aşağıdakiler bulunmaktadır:

  • Bir Logo tasarımı
  • Kuş Gribi için bir internet portalı
  • 9 televizyon spotu ve 9 radyo spotu
  • 6 poster, 6 broşür (aşağıdaki örnek avcıları hedeflemektedir)
  • 30 dakikalık bir belgesel
  • Bir çizgi film karakterinin tasarımı
  • Medya kiti
  • Gazete ilaveleri

 

İletişim materyalleri hazırlanarak İl Tarım ve Köy İşleri Müdürlükleri tarafından dağıtılmak üzere 81 ilin tamamına gönderilmiştir. İletişim ürünleri, katılımcı bakanlıkların faaliyetlerini vurgulamayı ve salgınları kontrol altına almaya yönelik olarak grup kaynaklarını harekete geçirmeyi, toplumda güven oluşturmayı ve güvenilirliği arttırmayı amaçlamaktadır.

Köy Tavukçuluğu

AIHP projesinin önemli amaçlarından birisi, köy tavukçuluğu sektörünü yeniden yapılandırmaktır. FAO’nu desteği ile proje kapsamında işletmeler arasında biyogüvenlik durumunu incelemek, kilit risk alanlarını tespit etmek, riskleri önlemeye yönelik pilot uygulamaları belirlemek ve geliştirmek için derinlemesine bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Kuş Gribi iletişim faaliyetlerini ve beş ayrı biyogüvenlik pilot uygulamasını desteklemek için projeye 1 milyon ABD$ tutarında bir USAID hibesi sağlanmıştır:

Kırsal Bölgelerdeki Pazarlar için Mobil Bilgi Büfelerinin Oluşturulması faaliyetiyle yüksek riskli alanlarda yaşayan kırsal topluluk arasında kuş gribi ile ilgili bilinç düzeyi yükseltilmiş, köylerde hedefli bir bilgi akışı sağlamak amacıyla uzmanlar ile köylüler arasında yüz yüze diyalogu arttırılmış ve maliyet etkin bir şekilde çok sayıda insana bilgi sağlanmıştır

Çıkma Tavuk Taşımacılığının Etkili bir Şekilde İzlenmesi pilot uygulamasıyla kanatlı havyan hareketlerinin takip edilmesi için ayrılan zamanı azaltmak amacıyla veri toplama ve iletimi çalışmalarını iyileştirilmişve bu vesileyle İl ve İlçe Müdürlükleri düzeyinde kanatlı hayvan taşımacılığının takibi ile ilgili iş yükünü azaltılmıştır. Köy Tavukçuluğunda Riskin Azaltılması pilot çalışması 4 ilde özellikle sonbahar/kış ayları gibi riskli dönemlerde evlerde beslenen kanatlılar için 357 adet kapalı kümeslerin yapılması desteklenmiştir. Küçük ve Orta Ölçekli Ticari Piliç ve Yumurta Üreticileri Arasında Biyogüvenlik Riskleri ile ilgili Algıların İyileştirilmesi pilot uygulamasıyla, 52 ilde uygulanmıştır ve çiftlik biyogüvenliği, biyogüvenliğin esasları, kuş gribinin epidemiyolojisi ve tehlikeli kanatlı hastalıkları gibi konularını ele alındığı eğitimler verilmiştir. Sulak Alan Kullanıcıları Arasındaki Riskin Azaltılması pilot çalışmasıyla, sulak alanlar ile ilgili kirlenme riskleri hakkında bilinç oluşturulmuş, doğrudan kullanıcılara yönelik riskleri azaltmayı (sazlık kesiciler, avcılar, balıkçılar ve çobanlar), ve köy tavukçuluğunun, ortak alanların, araçların ve ekipmanların aile üyeleri ve toplum için doğurduğu kontaminasyon riskleri hakkında bilgilendirme yapılmıştır.

Türkiye 2008 yılından bu yana kuş gribi hastalığından ari durumdadır. 2007 yılında ve 2008 yılının başlarında yaşanan salgınlar hem müdahaleler için daha hazırlıklı olunması hem de hedefli ve doğru iletişim stratejisi sayesinde hızlı bir şekilde kontrol altına alınmıştır. Uluslararası destek ve Hükümet’in tutarlı ilgisi sayesinde, Türkiye kritik dönemleri aşmıştır ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi bu sonuca önemli bir katkıda bulunmuştur. Bununla birlikte, her kış mevsimi yeni kuş gribi salgını risklerini beraberinde getirmektedir, dolayısıyla riskler ve uygun müdahaleler hakkında bilgilendirmenin devam etmesi büyük öneme sahiptir.




Permanent URL for this page: http://go.worldbank.org/6TZM98UGH0