İrtibat: Washington: Robert Bisset, 202 4585191/ 4159646 rbisset@worldbank.org Bangkok: Pichaya Fitts, 662 6868324/ 668 47521783 pfitts@worldbank.org
Bangkok/Washington, 30 Eylül 2009 – Dünya Bankası’nın yaptığı küresel bir çalışmanın ilk bulgularına göre, gelişmekte olan ülkelerde iklim değişikliğine uyumun maliyeti 2010 ile 2050 yılları arasında yıllık 75-100 milyar ABD Doları civarında olacak. Hollanda, İsviçre ve İngiltere Hükümetleri tarafından finanse edilen “İklim Değişikliğine Uyum Ekonomisi (EACC)” başlıklı çalışma, bugüne kadar iklim değişikliğine uyumun ekonomik yönlerini en derinlemesine analiz eden bir çalışma ve bu maliyetlerin değerlendirilmesi için yeni bir yöntem kullanılarak gerçekleştiriliyor. Yeni yaklaşım kapsamında gelecekte iklim değişikliğinin olmadığı bir dünya ile iklim değişikliğinin olduğu bir dünya karşılaştırılıyor. Bu iki dünya arasındaki fark, yeni dünya koşullarına uyum için bir dizi eylem gerektiriyor. Bu ilave eylemlerin maliyeti iklim değişikliğine uyumun maliyeti olarak ortaya çıkıyor. Bugün tartışmaya açılan taslak dokümana göre, genel analizin önemli bir kısmı, gelecekteki koşullar için iki alternatif iklim senaryosu (“yağışlı” ve “kurak”) kapsamında başlıca ekonomik sektörler için uyum maliyetlerinin hesaplanmasından oluşuyor. Nispeten daha kurak senaryo kapsamında yıllık uyum maliyeti 75 milyar ABD Doları olarak hesaplanırken, gelecekte daha yağışlı bir iklimin varsayıldığı diğer senaryo kapsamında ise bu maliyet 100 milyar ABD Doları olarak çıkıyor. Dünya Bankası Sürdürülebilir Kalkınma Başkan Yardımcısı Katherine Sierra, çalışma ile ilgili olarak şunları söyledi: “Kabaca, dünya sıcaklığındaki 2ºC’lik bir ısınmaya uyumun maliyeti, halihazırdaki Uluslararası Kalkınma Yardımlarının büyüklüğü kadar. Gelecekteki büyük ilave altyapı maliyetleri, kuraklık, hastalıklar ve tarımsal üretimde büyük azalma riskleri ile karşı karşıya olan gelişmekte olan ülkelerin kontrolden çıkan bir iklim değişikliğinin potansiyel sonuçlarına hazırlıklı olması gerekiyor. Bu bakımdan, bu çalışmalar için gerekli finansman çok kritik öneme sahip olacak.” Hollanda Kalkınma İşbirliği Bakanı Bert Koenders ise şunları söyledi: “Dünya Bankası çalışması açıkça gösteriyor ki, uyum için şu anda harekete geçmek gelecek için tasarruf sağlayabilir ve kabul edilemez düzeydeki riskleri azaltabilir. Bunun doğurabileceği maliyetler, zengin ülkelerin GSYİH’ları bakımından değerlendirecek olursak bu noktada hala karşılanabilir düzeydedir, ancak yoksul ülkeler için kabul edilemez derecede yüksektir. Yoksulların kırılganlıklarının azaltılması için, etki azaltma, uyum ve kalkınma işbirliği çalışmalarına şimdiye kadar hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyuluyor. Binyıl Kalkınma Hedeflerinin tehlikeye atılmaması için, en yoksul gelişmekte olan ülkelerde uyum çalışmalarına yönelik yeni ve ilave uluslararası mali destek sağlanmalıdır.” İklim Değişikliğine Uyum Ekonomisi (EACC) çalışmasının iki geniş amacı bulunuyor. Bunlardan birincisi gelişmekte olan ülkelerde uyumun küresel maliyetlerinin bir tahminini yapmak. İkincisi ise, gelişmekte olan ülkelerdeki karar vericilere, iklim değişikliğinin getirdiği riskleri daha iyi anlamaları, değerlendirmeleri ve özellikle en kırılgan toplulukları odak noktasında tutarak iklim değişikliğine uyum için daha iyi stratejiler geliştirmelerine yardımcı olmaktır. İkinci amaç üzerinde odaklanan ve yedi ülkeyi kapsayan bir örnek incelemesine dayalı ikinci bir rapor, 2010 ilkbaharına kadar hazırlanacaktır. Bugün yayınlanan raporda en büyük maliyetlerin Doğu Asya ve Pasifik Bölgesi’nde ortaya çıkacağını, bunu Latin Amerika ve Karayipler ile Sahra Altı Afrikası’nın takip edeceği belirtiliyor. Daha kuru senaryo kapsamında, Güney Asya hariç olmak üzere tüm bölgelerde toplam uyum maliyetlerinin daha düşük olacağı görülüyor. Sergio Margulis, “EACC çalışması, karar vericilerin mükemmel bir öngörüye sahip olduğu bir dünya için bir dizi tahmin sunuyor.” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Karar vericilerin bir dizi sonuç ile kuşatıldığı gerçek dünyada, gerçek giderler potansiyel olarak bu tahminlerden daha yüksek olacaktır.” Raporda, kalkınma stratejilerinin esnekliği en üst düzeye çıkarması ve iklim değişikliği ile ilgili elde edilen bilgileri içermesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca uyum maliyetlerinin GSYİH’ya oranının zaman içinde azaldığı ve ülkelerin ekonomileri büyüdükçe iklim değişikliğine karşı daha az hassas hale geldikleri belirtiliyor. Dünya Bankası Çevre Bölümü Direktörü Warren Evans ise çalışma ile ilgili olarak şunları söyledi: “Ekonomik büyüme, en güçlü uyum şeklidir. Ancak bu çalışmalar her zamanki olağan işler olarak görülmemelidir. Uyum, iklim değişikliğinin etkilerini en aza indirir ancak sebeplerini ortadan kaldırmaz. Afet risklerinin azaltılması için hafifletici tedbirlerin yerine geçecek başka bir seçenek yok.” Çalışmada, ekosistem hizmetleri için uyum maliyetlerinin kısmi değerlendirmesi de dahil olmak üzere, tüm gelişmekte olan ülkeler için küresel kapsama sahip ülke düzeyindeki veri kümeleri kullanılarak başlıca ekonomik sektörlerdeki uyum maliyetleri tahmin ediliyor. Sıradışı hava koşullarının sıklığındaki değişimlerin maliyet sonuçları da dikkate alındı. Çalışma, uyumun neleri içerdiği, uyumda kalkınmanın nasıl bir rol oynadığı ve uyumu kolaylaştırmak için ne gibi politika değişikliklerinin gerektiği gibi hususlarda ortak bir anlayış için zemin oluşturabilecek şekilde uyum maliyetlerinin tanımlandığı ilk çalışma özelliğini taşıyor. Çalışmada ayrıca yanıtlanması gereken daha çok soru olduğu ve bu konularda daha fazla çalışma yapılması gerektiği vurgulanıyor. |